My Blog

  1. Anasayfa
  2. »
  3. Son Dakika
  4. »
  5. Diş Hekimlerinden TUK Kararına Sert Tepki! 

Diş Hekimlerinden TUK Kararına Sert Tepki! 

admin admin -
9 0

Diş Hekimlerinden TUK Kararına Sert Tepki! 

DİŞHEK-SEN tarafından yapılan açıklamada, Tıpta Uzmanlık Kurulu’nun (TUK) diş hekimliğinde uzmanlık eğitiminin hukuki dayanaklarını, liyakat esasını ve kazanılmış hakları temelden sarsan bir karara imza attığı ifade edildi. 

Ankara’da Sağlık Bakanlığı önünde toplanan diş hekimleri, karara isyan etti. DİŞHEK-SEN tarafından şu açıklama yapıldı. 

Bugün burada toplandık, Çünkü TUK KURULU, diş hekimliğinde uzmanlık eğitiminin hukuki dayanaklarını, liyakat esasını ve kazanılmış hakları temelden sarsan, bir karara imza attı. 

TUK’un 16 Haziran tarihinde aldığı kararla, 2011-2026 yılları arasında doktora eğitimine başlayan ya da tamamlayan diş hekimlerine belirli koşulları sağlamaları halinde uzmanlık eğitimi sürecinden geçmeden uzmanlık unvanı verilmesinin önü açılmıştır. Buna göre ilgili branşın son beş yıllık DUS taban puanı ortalamasını karşılayan, belirlenen klinik işlem ve rotasyon şartlarını yerine getiren ya da üç yıl akademisyenlik yapan hekimlerin uzman olabilmeleri öngörülmektedir. 

Oysaki 2011 yılında kabul edilen 6225 sayılı Kanun ile ve 1219 sayılı Tababet ve Şuabatı San’atlarının Tarzı İcrasına Dair Kanun’a eklenen hükümler ile 2011 yılından sonra doktora eğitimine başlayan hekimlerin doktora eğitimlerinin akademik bir derece olduğu, klinik uzmanlık unvanı ve yetkisi kazandırmayacağı açık ve kesin bir hüküm olarak yerini almıştır. Bu yasal reformun temel amacı; diş hekimliğinde uzmanlık eğitimini merkezi, objektif, denetlenebilir ve fırsat eşitliğine dayalı bir sistem haline getirmektir. 

Tüm bu kanuni düzenlemelere rağmen Tıpta Uzmanlık Kurulu tarafından alınan 2826 sayılı karar ciddi hukuki sorunlar içermektedir. Bu kararın TUK kurulunca normlar hiyerarşisi atlayarak hangi yetki sınırları içerisinde alındığı ve idari işlemin hangi hukuki formda yürürlüğe konulacağı hususları kamuoyu ile acilen paylaşılmalıdır. 

Tıpta Uzmanlık Kurulu’nun görevi; uzmanlık eğitiminin standartlarını belirlemek, eğitim programlarını düzenlemek ve mevcut sistemin işleyişini denetlemektir. Kurulun kanunla öngörülmeyen yeni bir uzmanlık kazanma yolu oluşturma yetkisi bulunmamaktadır. Bu nedenle bir kurul kararı ile yeni bir uzmanlık tescil rejimi oluşturulması ciddi bir yetki tartışmasını beraberinde getirmektedir. 

Daha da önemlisi, TUK kendi geçmiş içtihatıyla da çelişmektedir. Kurulun 24.03.2016 tarih ve 684 sayılı kararında; uzmanlık eğitimi ile doktora eğitiminin farklı amaçlara hizmet ettiği, doktora eğitiminin akademik ve DİŞHEK-SEN BASIN AÇIKLAMASI – 24.06.2026 

araştırma odaklı niteliğinin korunması gerektiği, uzmanlık eğitiminin ise sağlık hizmeti sunucusu yetiştirmeyi amaçladığı açıkça ifade edilmiştir. Aynı kararda, diş hekimliğinde doktora eğitiminin uzmanlık eğitiminin yerine geçmeyeceği özellikle vurgulanmıştır. 

DUS yalnızca bir yeterlilik sınavı değil, aynı zamanda sınırlı kontenjanlar için yapılan bir sıralama ve rekabet sınavıdır. Sınav sıralaması ve kontenjan yarışı olmaksızın, yalnızca kendi uzmanlık dalının son beş yıldaki taban puanlarının ortalamasına denk gelecek puanı almanın uzmanlık için yeterli sayılması; yıllarca hayatını bu sınavı kazanmaya adayan, yüksek puanlar almasına rağmen kontenjan yetersizliği nedeniyle yerleşemeyen ve TUK denetiminde uzmanlığını tamamlayan binlerce hekimin emeğini ve liyakatini görmezden gelmektedir. 

Çekirdek eğitim müfredatı ve klinik ağırlıklı eğitiminin amacı ileri düzey ve yüksek riskli vakaların tedavi edilebildiği yeterlilik düzeyiyle uzmanlık unvanı kazandırmaktır. TUK denetimindeki uzmanlık eğitiminin aksine, doktora eğitiminin ülkemizde kesin ve denetlenebilir bir klinik standardı bulunmamaktadır. Öğretim üyelerinin gözetiminde, özel vakalarla, yıllara yayılan klinik eğitim sürecinin, hasta kotası tamamlamak için hızlandırılmış uygulamalarla eşitlenmeye çalışılması, uzmanlık eğitiminin niteliksizleşmesine ve uzun vadede halk sağlığı sorunlarına yol açacaktır. 

Diş Hekimliğinin İki Temel Gündemi Var

Günümüzde diş hekimliğinin iki temel gündemi bulunmaktadır: ilki giderek derinleşen istihdam sorunu, ikincisi ise diş hekimliği fakültesi sayısı ve kontenjanlarının kontrolsüz artışı sonucu oluşan işsiz diş hekimi ordusudur. 

Mevcut haliyle devam etmesi durumunda 2030 yılına gelindiğinde diş hekimi sayısının 100.000’e ulaşacağı öngörülmektedir. 

Kamusal atamalardaki yetersizlik nedeniyle atama bekleyen on binlerce genç meslektaşımız güvencesizliğe mahkûm edilirken, özel sektörün denetimsiz ortamında emeğin değersizleştirilmesi ve düşük ücret odaklı çalışma koşulları sistematik bir soruna dönüşmüştür. 

Mesleki itibarın, hekim haklarının ve toplumun nitelikli ağız ve diş sağlığı hizmetine erişim hakkının korunabilmesi için; eğitim kadrosu bulunmayan fakülteler kapatılmalı, yeni fakülte açılışlarına son verilmeli, kontenjanlar bilimsel veriler ışığında yeniden düzenlenmeli, kamu istihdamı ve ağız diş sağlığı hizmetlerine yatırım acilen artırılmalı, aile diş hekimliği modeli uygulamaya konulmalı ve koruyucu ağız ve diş sağlığı hizmetleri geliştirilerek istihdam olanakları artırılmalıdır. 

Tüm uyarılara rağmen, dişhekimliğinde insan gücü planlaması yapılmaksızın, kontrolsüz fakülte ve kontenjan artışlarının yıllardır sürdürülmesi nasıl işsiz diş hekimi ordusu ortaya çıkardıysa; bu TUK kararı da uzman enflasyonu, işsiz uzman diş hekimleri ve kamu istihdamında haksızlıklara yol açacaktır. 

Uzmanlık, ayrıcalıklı bir kodlamayla girilen bir sınavın değil; sıralama esasına dayanan gerçek DUS sisteminde başarı gösterenlerin hakkıdır. Uzmanlık ayrıcalıkla değil, tüm adaylar için eşit ve adil koşullarda yürütülen objektif bir değerlendirme süreciyle kazanılmalıdır. 

Diş Hekimleri olarak kamuoyu adına soruyoruz: 

✓Bu kadar geniş kapsamlı bir uzmanlık unvanı dağıtımının sağlık insan gücü planlaması açısından gerekçesi nedir? 

✓Bu düzenleme sonrasında uzmanlık unvanı alacak binlerce hekimin kamuya atanmasına yönelik bir planlama mevcut mudur? Devlet, bu kişileri üniversitelerde eğitici kadrolarına mı yerleştirmeyi hedeflemektedir? Eğer böyle bir planlama mevcutsa bunun hukuki, mali ve kadrosal altyapısı nedir? 

✓Bu düzenleme lisans mezunu diş hekimlerinin kamuya atanma imkanlarını daha da daraltmayacak mıdır? 

✓Aynı şekilde DUS’u kazanarak yıllarca TUK denetiminde uzmanlık eğitimi almış uzman diş hekimlerinin kamu kadrolarına erişimini de zorlaştırmayacak mıdır? 

✓Yeterli kamu kadrosu ve insan gücü planlaması olmaksızın binlerce yeni uzman oluşturulması, gelecekte işsiz uzman diş hekimleri ve uzman enflasyonu sorununu beraberinde getirmeyecek midir? 

Sonuç olarak; tartışılan konu doktoralı diş hekimlerinin değeri veya akademik yetkinlikleri değildir. Doktora eğitiminin akademik niteliği tartışmasızdır ve korunmalıdır. Tartışma, uzmanlık unvanının hangi usul ve esaslarla kazanılacağına ilişkindir. DİŞHEK-SEN olarak; TUK’un 2826 sayılı kararının derhal geri çekilmesini talep ediyor, aksi halde kararın iptali için yargı yoluna başvuracağımızı kamuoyuna saygıyla duyuruyoruz. (BSHA / Bilim ve Sağlık Haber Ajansı) 

 

İlgili Yazılar

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir